Zaferler Karargahta Kazanılır

Abone Ol
Daha Fazla

Tarihte ne kadar büyük zafer varsa bu zaferler karargahta kazanılmış zaferlerdir. Örneğin Fatih Sultan Mehmet Han’ın karargahta karar verip Edirne’de döktürdüğü toplar ile yine karargahta karar vererek gemileri Eyüp sırtlarından Haliç’e indirme kararıdır.

Yani zaferler karargahta alınan kararlar ile kazanılır.

2014 yerel seçimlerine de zaferler karargahta alınacak kararlar ile kazanılacaktır. Hangi siyasi partinin karargahı iyi çalışırsa, hangi karargah senkronize olursa o karargah zaferi yaşayacaktır.

Maltepe’de karargah fikri ve kültürü malesef yok denecek kadar kıttır. Bugüne kadarki seçimlerde bir seçim planlaması, bir seçim stratejisi, bir strateji dehasına rastlamadım.

Karargahlar kurulur, adayın hangi mahallede esnaf ziyareti yapacağı, hangi evi ziyaret edeceği, hangi pazarı gezeceği o seçim koordinasyon merkezince belirlenir, aday da o takvime uyar.

Mesela geçtiğimiz seçimlerde AK Parti SKM’si Fikri Köse’yi her mahallede 3’er kez esnaf ziyareti yaptırmışlardır.

Basit bir hesaplama ile toplam 7 bin 500 esnafın var olduğu Maltepe’de bunları %30’u zaten ilçe dışında oturmaktadır.

Ulaştıkları kişi sayısı 10 bin bile değildir. Oysa Maltepe’nin 360 bin seçmeni vardır.

Sonra seçim bittiğinde ilçe başkanı çalışmadı, aday çalışmadı, yan yattı, çamura battı gibi söylemlerle seçimin kaybolma nedenlerini dahi tesbit edemeyen SKM’ler çok gördük.

Şimdilerde pankart asarak, başbakana söz vererek seçim kazanılamaz. Yani lafla peynir gemisi yürümez, yürütülemez.

Ekonomide bir kural vardır. Birinci elemanı yerleştiremezseniz, diğer elemanların uyum içerisinde olmasını sağlayamazsınız. Orkestra da bütün orkestra elemanları şefe bakmaz ise, kuşa bakar ise hangi parçayı nasıl çalacağını bilemezler.

Dolayısıyla bir seçimin kazanılması yada kaybedilmesi için gerekli haller çok açık ve nettir. Vidalar ve civatalar yerli yerine yerleşmemişse, takım ve ekip oyunu ne yapacağını bilmez ise, hangi sloganı hangi slogana karşı kullanacağınızı seçemezsiniz, 20 kişi peşinizde mahalle mahalle gezer, sonra da çok yorulduk der, sonra da sandıkları umutlar ile açarsınız ama sandık umutla dolmaz…

Sandıkları dolduran şey ulaştığınız insan kitlesi, dokunduğunuz yürek ve onure ettiğiniz vicdandır.

Ne kadar vicdani olursanız, o kadar vicdan ile sandıklardan fışkırırsınız.

2001 yılında birinci parti DSP, onun ortağı MHP, onun ortağı ANAP, aldıkları ilk seçim kararınca milletçe tasfiye edilmiş, tarihin derinliklerine gönderilmişlerdir.

Sonraki seçimlerde AK Parti zaferiyle taçlanan sandıklar, bu kez nasıl taçlanacak merak konusudur.

Yani seçim, zafer karargahta kazanılır yada karargahta kaybedilir.

Benden söylemesi…

Saygılarımla…

Yorumlar kapalı.