ŞUAİP İÇLİ

DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM DEVAM EDİYOR

Abone Ol

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin 16 Nisan 2017 tarihli referandumda toplumdan onay alması ile planlanan değişim anayasal zemine oturmuştur.

Şimdilerde bu anayasal değişimin gereği olan yasal ve siyasal değişimler yapılıyor ve planlanıyor. Ak Parti’nin 21 Mayıs 2017 tarihli 3. Olağanüstü Kongresinde; Kurucu Genel Başkan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığından sonra üye olduğu partisine yeniden Genel Başkan seçilmiştir. Kongre öncesi hazırlık döneminde ve kongrede yaptığı konuşmada; partideki değişime işaret etmiş ve bu değişimin ne şekilde ve hangi yöne doğru evrileceğinin ip uçlarını vermiştir.

Öncelikle, referandum döneminin en belirgin ve etkili sloganlarından olan ve ismini “Arap Baharı” diye tanımlanan dönemde Mısırda ortaya çıkan Rabia’nın, yerli versiyonu olarak bizzat Sayın Cumhurbaşkanı tarafından ülkemizde kullanılan ve tanımlanan “Tek Bayrak, Tek Millet, Tek Vatan, Tek Devlet” şeklindeki Rabia, Ak Parti Tüzüğüne işlenmiştir. Değişim ve dönüşümün yönü de böylece belirlenmiştir.

Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada etkili bir güç olabilmesi ve kalabilmesi için bütün inanç gruplarının, siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının, üniversiteler dahil öğretim kurumlarının ve bireylerin aynı bayrak, aynı vatan, aynı millet ve aynı devlet dörtlüsünde bir araya getirilmesine ve bir arada tutulmasına ihtiyaç vardır. Bu toplum, aynı ülkü etrafında ayrılmaz bir şekilde birleştirilmelidir. Bir olan, diri olan milletimizin engel tanımayacağı ve bölgenin lideri olacağı muhakkaktır. Bunu çok iyi bilenler, bugüne kadar bu toplumu birbirine düşürmüşler ve sürekli yeni yaralar açmışlar ve iyileşmesine izin vermemişler ve sürekli aynı ve benzer yaraları kaşımışlardır.

Diriliş mücadelesi verdiğimiz şu günlerde, top yekün hareket etmeliyiz, tıpkı milli mücadele döneminde olduğu gibi. Milli mücadelede zaafiyete yer yoktur. Zaafa uğratanlar tasfiye edilmelidir. Tıpkı hücrelerin yenilenmesi gibi, Ak Parti organlarının da yenilenmeye ihtiyacı olduğu açıkça belliydi ve sürekli yazılıyor ve konuşuluyordu.

İçerdeki ve dışardaki safralardan, parazitlerden ve ayaklarımızdaki prangalardan Ak Partinin ve devletin kurtulması gereklidir ki, FETÖ ile mücadele kapsamında temizlik yapılmaktadır. Safra ve parazit temizliği yeterli değildir. Bugüne kadar şevkle, azimle, gece-gündüz demeden çalışmış ve yıllarını bu partiye ve davaya atamış teşkilat mensuplarından da yılların verdiği, yorgunluk, alışmışlık gibi nedenlerle Ak Partiyi zayıflatan, hızını kesen, verimini düşürenlerden de kurtulmalıdır. Onlara teşekkür ve iltifat edip, aktif görevlerden alınıp; yük alacak, omuz verecek genç, dinamik ve yeni yüzlere fırsat verilmelidir. Yeni belirlenen MKYK üye listesinde; birikimli, donanımlı ve deneyimliler ile enerjik ve dinamik gençlerin uyumlu bir şekilde belirlendiğini görüyoruz.

Değişim sadece birinin yerine diğerini koymak şeklinde bir birey değişikliği ile sınırlı olmamalıdır. Sırf vitrin değişikliği, Türkiye’nin ilerleyişine katkı sağlamayacak, 2023 ve 2071 hedeflerini zaafa uğratacaktır.

Yeni kadroların toplumun bütün katmanlarından ve yelpazenin tamamından liyakat esasına göre tercih edilmelidir. Eskiden olduğu gibi “bizden olsun, bizdendir” seçimi yapılmamalıdır. Sayın Cumhurbaşkanımız “böyle gelmiş böyle gitmeyecektir. Tekkeye mürid aramıyoruz” demiştir. Bu bağlamda, Cumhurbaşkanının liderliğindeki Ak Parti MYK listesini ve teşkilatlardaki yeniden yapılanmayı ve değişim ve dönüşümü takip etmeliyiz. Güçlü Türkiye ve güçlü milli irade için ortak mutabakata ihtiyaç olduğu açıktır. Yeni kadroların seçiminin bunu sağlamaya dönük olacağı anlaşılmaktadır.

Değişim ve dönüşüm; lider Türkiye için, “Hep Birlikte Türkiye” için, birlik ve beraberlik için, milli mücadeleye herkesi dahil etmek için ve herkesi kucaklamak için olacaktır.

Yorumlar kapalı.