Ahmet Tükek Yorumluyor… "Bülbül Deresi"

Abone Ol

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Geçtiğimiz günlerde büyük sel baskınlarına neden olan Gülsuyu Prof.Dr.Türkan Saylan Kültür Merkezi’nin arkasında yer alan Bülbül Deresi ile ilgili İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin basın açıklamasını yayınladık.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi 12 Ekim 2009 tarihinde Maltepe Belediyesi’ne bir yazı yazarak kültür merkezi otopark yapımında kullanılan ağır iş makinelerinin Bülbül Deresi logarlarında çatlaklara yol açtığını bu nedenle gerekli önlemin alınması gerektiğini ihtar etmişti.

Şimdi birkaç gündür bu konudaki spekülasyonları dinlemekteyiz. Cumhuriyet Halk Partisi’ne ömrünü vermiş, inşaat ve tahahhüt işleri yapan bir arkadaşımız beni Bülbül Deresi’ne götürerek hadisenin teknik boyutunda bilgiler verdi. Bu teknik arkadaşımı dinledikten sonra samimiyetine de inandığım için bu yazıyı kaleme alıyorum.

Derelerin ıslah edilmesinin görev ve sorumluluğu İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde. Şimdi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne sormak istiyorum. Fark ettiğinizi varsaydığımız ağır iş makineleri kolektörlere zarar veriyor diye bir yazı yazarak Maltepe Belediyesi’ni uyaracağınıza niçin o iş makinelerinin çalışmalarını durdurmadınız?

Sel baskınlarına neden olacağını tahmin ettiğiniz halde neden önlemi siz almadınız?

Şimdi bu sel baskınından sonra oradaki tamirat ve tadilat işlerini kim yapacak?

Biliyoruz ki İSKİ orada çalışmaya başladı. Bu çalışmayı neden sel baskınları olmadan yaptınız?

Maltepe Belediyesi’nin sitesine koyduğu kolektör içi resimleriyle, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin sitesine koyduğu resimler neden birbirinden farklı?

Maltepe Belediyesi’nin sitesinde yer alan kolektör içindeki kesme taşlar oraya niçin ve kim tarafından konuldu?

Bu kesme taşları yapanlar olası bir sarsıntıda uçacağını, suyun geliş yönünü kapatacağını düşünemediler mi?

Şimdi Maltepe Belediyesi’ne soruyoruz.

Siz 12 Ekim 2009 tarihli İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin uyarı yazısına cevap verdiniz mi?

Verdiyseniz ne cevap verdiniz?

Bu sel baskınında insanlar hayatlarını kaybetseydi, bu işin vicdani sorumluluğu ve hukuki sorumluluğu kimin olacaktı?

Kurumlararası çatışmanın kimseye faydasının olmadığı, kaybedenin ve zarar görenin sürekli halk olduğunu idrak etmenizi Bülbül Deresi ile ilgili sorunun bir an evvel gidermesini diliyorum.

Saygılarımla…

Yorumlar kapalı.