Muharrem Ayı Başlıyor

Abone Ol

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

2012 yılı Muharrem Ayı Başlıyor

Alevi Bektaşi inanışı için kutsal günlerden sayılan Muharrem ayı yarın başlıyor.

Alevi ve Bektaşiler 12 imamın yasına tekamül eden 12 oruç tutacaklar. Oruçluyken 12 gün içerisinde et yemeyecek, su içmeyecek, sakal traşı olmayacak, yaşayan hiçbir canlıyı incitmeyecekler.

Matem ve yas ayı olarak bilinen Muharrem ayı için Hz.Peygamberimiz (S.A.V) bolluk bereket ayı diye de söz ettiği rivayet olunur.

İslami kaynaklara göre Muharrem ayı : 15 Kasım 2012 Perşembe günü Muharrem ayına giriyoruz. Bu ayın diğer aylar arasında farklı bir yeri var. Çünkü içinde 10 peygambere 10 ikramın verildiği aşure gibi önemli bir günü barındırıyor.

15 Kasım 2012 Muharrem ayının ilk günü yani hicri yılbaşı. Bu ayın diğer aylar arasında farklı bir yeri var. Çünkü içinde ‘aşure’ gibi önemli bir günü barındırıyor. Bugünde on peygamberine on farklı ikramda bulunan Allah (cc), bizlere de af ve mağfiret için imkânlar sunuyor. Peki, bu kutlu ayı nasıl değerlendirmeli? Asr-ı saadet döneminde sahabeden biri Peygamberimiz’in (sas) yanına gelir ve “Ramazan’dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?” diye sorar. Peygamberimiz, “Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah’ın ayıdır. Bu ayın onuncu gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önceki bir senenin günahlarına kefaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum.” cevabını verir.

Yarın bu mübarek aya giriyoruz. Aynı zamanda hicri takvime göre yeni bir yılın başlangıcı yarın. Hicretin 1433′üncü yılına girilecek. Efendimiz’in Mekke’den Medine’ye hicretini esas alan bugün, İslam tarihinde bir dönüm noktası. Bu mübarek gün, Hz. Ömer zamanında takvim başlangıcı kabul edildi ve 1 Muharrem hicri yılbaşı oldu.

Hicri senenin ilk ayı olan Muharrem’in 10′u aşure günü. Bu ayın diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, aşure gününün de diğer günler içinde bereketlibir yeri var. Allah katında önemli olduğu Fecr Sûresi’nin ikinci ayetinde, “On geceye yemin olsun.” ifadeleriyle anlatılıyor. Allah (cc), bu gecelere yemin ederek onların bereketini bildiriyor.

Muharrem ayı ve aşure günü, Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da kutsal sayılırdı. Nitekim Peygamberimiz Medine’ye hicret ettikten sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi. Bunun ne orucu olduğunu sordu. Yahudiler, “Bugün Allah’ın Musa’yı düşmanlarından kurtardığı, Firavun’u boğdurduğu gün. Hz. Musa, şükür olarak bugün oruç tutmuştur.” dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz de, “Biz, Musa’nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz.” buyurdu. O gün oruç tuttu ve tutulmasını da emretti. Ancak ertesi sene Ramazan orucu farz kılınınca isteyenlerin tutmasını söyledi. Peygamberimiz (sas), bu günle ilgili olarak, “Zilhiccenin son günü ve Muharrem’in birinci günü oruç tutan, o yılın tamamında oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur.” buyuruyor.

Bir gün ikramda bulun, bir sene kazan

“Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur.” hadis-i şerifi, bugünlerde tutulan orucun önemini ifade ediyor. Bu hadisin açıklamasını İmam-ı Gazali şöyle yapıyor: “Muharrem ayı hicri senenin başlangıcı. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayandırmak ne güzel olur. Bereketinin devamı daha fazla ümit edilir.” Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam aşure gününe denk getirmemek için, Muharrem’in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye ediliyor.
Kaynak : www.Derszamani.net

MUHARREM AYI VE ORUCU

Alevi dünyasında Muharrem ayı yas-ı matem ayı olarak bilinir. Muharrem ayı İmam Hüseyin ve aile yakınları Kerbela’da susuz bırakılıp şehit edildikleri aydır. Hz Muhammed ve Hatice-i Kibriya’nın göz nuru fatime anamızın ciğer paresi şehidi şudanın, Alevi yolunun serveri İmam Hüseyin ki Hz Muhammed onun ağladığını görünce fatime’ye; kızım Hüseyin’imi ağlatma, onun ağlaması ciğerimi yakıyor, der. Muharrem ayı öyle bir ay ki ehlibeyt’in kan ağladığı aydır.
Şura süresi 23’üncü ayette ehlibeyt hakkında şöyle diyor;

Ey habibim sen sana inananlara deki; ben size getirdiğim bu Hakk dini için hiç bir ücret istemiyorum. Yanlız ve yanlız ehlibeyt’ime sevgi ve bağlılık istiyorum. Hz Muhammed’in Ehlibeyt’ini kendine öncü bilen Anadolu Alevileri Kur’an’da Ehlibeyt hakkında vermiş olduğu ayetler ile Alevi İslam inancında yerlerini açıkça belirtmektedir.
Hz Muhammed buyuruyorki;

Ehlibeyt’imi seven beni sever, beni seven Hakk’ı sever, Ehlibeyt’imi sevmeyen beni sevmez, beni sevmeyen Hakk’ı sevmez. Allah’ım Ehlibeyt’imi seveni sevesin. Size paha biçilmez iki kutsal emanet bırakıyorum; biri Hakk’ın kelamı kur’an diğeride Ehlibeyt’imdir. Bunlar asla birbirinden ayrılmaz, kıyamette birlikte bana gelirler. Benim Ehlibeyt’im Nuh’un gemisi gibidir. O gemi ile gidenler selamete çıkarlar, gitmeyenler ve karşı duranlar ise delalette kalırlar.
Muharrem hicri yılı yılbaşı: 1426

Hicri kamer takvimi Hz Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göç etmesinin tarihi başlangıcı olarak kabul edilir. Hicri takviminde de bir ay ayın dünyamızın etrafında bir defa dönmesidir. Bu dönüş ortalama 29,5 gün tutar. Bu hesaba göre hicri takviminde miladi takviminin aksine bir yıl 354 gündür. Miladi takviminden 11 gün eksik olması hicri yılbaşı ayı olan Muharrem ve 12 İmamların orucu her sene 11 gün önce gelir.

Muharrem ayı kutsallığı çok eski çağlara dayanır. İslamdan önce Arap, Acem ve Fas milletleri tarafından Muharrem ayının 10’uncu günü kutsal bilindiği için oruç tutarlarmış. Hz Muhammed ve İmam Ali’de 10 Muharremde oruç tutup aşure ile oruçlarını açarlardı.

Muharrem ayının kutsallığı Hz Muhammed’den şöyle rivayet edilir;

1. Hz Adem’in iki tövbesinin kabul edildiği gün.

2. Hz Musa fravun’un şehrinden kavmini esaretten o gün kurtarmıştır.

3. Hz Nuh’un gemisi o gün karayı bulmuş ve tufandan kurtulmuştur.

4. Hz İbrahim’in Nemrut’un ateşinden o gün kurtulmuştur.

5. Hz Eyüp o gün dertlerine şifa bulmuştur.

6. Hz Yunus o gün balığın karnından çıkmıştır.

Bilinen ve bilinmeyen bir çok hikmetler murat bulmuş. İşte bunun içindir ki Hz Muhammed ve İmam Ali Muharrem ve aşure orucunun peygamberler tarihindeki bu kutsallığına bir de İmam Hüseyin’in 10 Muharremde şehitliği karşısında Muharrem orucu ve aşuresinin Hz Muhammed ve İmam Ali’yi ve Ehlibeyt’i seven, can-ı gönülden bağlı olan Anadolu Alevi toplumu için daha da değer biçilmez bir kutsallık kazanmıştır. O gün ilahi nurun sevgisini taşıyan hiç bir Alevinin yüzü gülmez, gözleri yaşlıdır.

Aynı zamanda bu inanç ve itikata bağlı olan Alevi canlar Kerbela faciasında İmam Zeynel Abidin’in sağ kalmasıyla Ehlibeyt soyunun dünyada devamına karşılık Muharremin 1’inden 12’sine kadar şükran orucu tutarlar. Peygamberlerin Muharremde selamet bulmaları ve İmam Zeynel abidin’in Kerbala faciasından sağ kurtulmasına şükredilerek tutulan oruç ibadettir, nefsini islah etmektir. Kerbela’daki şehitlerin ve İmam Zeynel Abidin ile beraber develer üstünde çıplak aç susuz Şam’a götürülürlerken Ehlibeyt çocuklarının yas-ı matemidir.

İmam Ali ile İmam Hüseyin’i şehit ettiler. İmam Hasan’ı zehirlettiler. 8 İmamı da (İmam Zeynel-i Abidin, İmam Muhammed-i Bakır, İmam Cafer-i Sadık, İmam Musa-i Kazım, İmam Rıza, İmam Muhammed-i Taki, İmam Ali el Naki, İmam Hasan-ı bin Ali Askeri) İmam Muhammed-i Mehdi sahip zaman da 11 yaşında iken sır oldu.

· Oruç tutulduğu günlerde düğün eğlence yapmamak
· Tıraş olmamak
· Cinsel ilişkiden sakınmak
· Can taşıyan herhangi bir canlıyı incitmemek
· Dünya zevk ve sefasından uzak durmak
· su içmemek ( su yerine diğer sıvı içecekler, çay içilebilir)
· Et ve yumurta yememek.

Yası Matem-i Muharrem orucu, Kurban Bayramı’nın başladığı gün dahil, 20 gün sayılır ve 21’inci gün olan güne denk gelir. 12 gün tam oruç tutulur, 13’üncü gün aşure pişirilir, aşure piştikten sonra bütün aile fertleri saat 12.00 ye kadar tuttukları orucu aşure ile açarlar. Yanı 13’üncü gün saat 12.00 ye kadar oruç tutulur ve saat 12.00 de aşure ile oruçlarını açarlar. Ailede çoluk çocuk herkes saat onikiye kadar oruçludur ve o gün bir tam gün sayılır. Hazırlanan aşure bütün köylüye, mahalleliye, komşulara dağıtılır. Evlenmiş ayrı yaşayan her Alevi Ailesi aşure pişirir.
Oruç tutan bütün canların Cenab-ı Allah oruçlarını kabul etsin .

Ve sadece yememekle içmemekle oruç tutmazlar. Göz orucu vardır:Kimseye kötü gözle bakmamak için

Dil orucu vardır: yalan söylememek kimsenin kalbini kırmamk için
Zihin orucu vardır: fitnelik fesatlık düşünmemek için..
Kaynak : www.gencalevileriz.tr.gg

Yorumlar kapalı.