Tepkiler ve Empati

Abone Ol

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Herkesin kendine göre bir davranış açısı, gerek kendini, gerek insanları, gerekse dünyayı algılayış biçimi vardır.

Bunu kişinin kendi özel alanı olarak adlandırırsak, onu anlayabilmek için onun özel alanını anlayabilmek gerektiğini ifade edebiliriz. Karşımızdaki kişiyi anlayabilmemiz için empati yapmamız gerekir, buda bize karşımızdaki insanın duygu ve düşüncelerini anlama imkânını verir.

Tutum her şeydir, her durum bizim davranışımıza göre şekillenir. Başkaları ile iletişim kurmak isteyen insanın yapacağı en doğru davranış doğru iletişim kurmaktır. İnsan davranışları genellikle psikolojideki ‘karşılık’ ilkesine göre işler. Bunun sonucu olarak, karşımızdakilerin davranışlarını, bizim onlara gösterdiğimiz davranış belirlemektedir.

Saldırgan ya da çekingen, yoksa güvenli, samimi tutum’ mu sergiliyorsunuz? Alacağımız tepki bu tutumlardan hangisini gösterdiğimize bağlı olarak değişecektir.

Mevlana ; ’’dünya aksi seda veren dağa benzer, ona ne gönderirseniz, size aynısını gönderir’ der. Doğru ve etkili konuşma sakin ve bilinçli iken gerçekleşir. Soğukkanlı olup, öfkeli anlarda konuşulmamalıdır.

Kızgınlık ve öfke, düşünme etkinliğini zayıflatan bir duygudur.

Düşünceye öfke bulaştığında kötülük doğar ve” hırs gelir göz kararır, hırs gider yüz kızarır’. Olumlu ve olumsuz duyguları ifade ederken kendimizi kontrol etmeliyiz.

İnsanlara tepki vermenin iki yolu vardır.

Beden dilimizi kullanarak onu anladığımızı belli etmek ya da sözlerimizle ifade etmek. Her iki yolda’ da kişi; kendini karşısındaki insanın yerine koyarak, onun duygu ve düşüncelerini doğru olarak anlamalı ve anladığını da karşı tarafa yansıtmalıdır.

İnsanları koruyan gerginlikler değil, esnekliklerdir.’Sert olma kırılırsın, yumuşak olma ezilirsin’ sözünde olduğu gibi esnek davranmayı öğrenmek, iyi bir iletişim kurmak ve olumlu insan ilişkileri için önemlidir.

Duygulara değil, davranışlara sınır getirilmelidir.

Sorun çözerken, insanları karşımıza alan bir tutum sergilediğimizde çatışma süreci başlar. Verdiğimiz tepkinin yapacağı etki verdiğimizden çok daha büyük tepkinin bize geri dönmesi olmamalı.

Vereceğimiz tepkinin doğru zamanda, doğru insana verilmesi çok büyük önem taşır. Tıpk; başbakanımızın Gazze’de ki mağdurlar için ‘ONEMİNUTE’ çıkışıyla verdiği tepki; bu tepkinin başbakanımıza ve ülkemize olumlu etki olarak dönmesi gibi.

Yerine göre; sen dili, ben dili yerine göre de; biz dili, sevgi ve ego geliştirici dil kullanılmalıdır. Adamına göre davranıp, kendimizden iri yarılara korkudan abi demek değil.

Önemli olan, ya da ufak tefeklere ne diyorsun gibi sert çıkışların yerine; doğru zamanda, doğru dili, doğru insanlara aktarabilmektir.

Yorumlar kapalı.