Nursan Selçuk "Eski Ramazanları Özlüyoruz"

Abone Ol

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Maltepeli İşadamı Nursan Selçuk eski Ramazanlardaki birçok geleneğin unutulduğunu ve özlendiğini ifade etti.

Selçuk, ”İnsanlar daha hoşgörülü, sakin ve sabırlı olduğu Ramazan aylarında geçmişe bir baktığımızda çocuklar; iftariyelik, altın yumurtalı çöreği ile tren, horoz, düdük şeklindeki kaval olan şekerleri beklerlerdi.
Teravih namazları hoşgelinden Ya-Şehiri Ramazan ilahileri ile karşılanır, Ramazan’ın 15.inden sonra Elveda Ya-Şehri Ramazan diye camilerdeki ilahilerin tadı bir başka olurdu.

Her ilin belli bir noktasında top atalır, daha ziyade ona itibar edilirdi, her yerden duyulurdu.

Ramazanda adettir, iftardan sonra sahura kadar çarşıda, parklarda gezmek dondurma yemek, taburelerde çay içmek. İnsanlar mahalle komşularını misafir eder, iftarlar misafirsiz olmazdı. Yada bir pide komşuya gönderilirdi iftar saati.

Ramazanın simgesi güllaç tatlısı sofraların vazgeçilmeziydi. Davulcular sahurda mahalleye girdiğinde herkes önünde çalsın diye parar verirdi. onlarda makamına göre çok güzel havaları çalarlarda, şimdi ise davulcu bile görmek istemiyoruz.

Çocukları oruç tutmaya alıştırmak için tekne orucu tutturuldu. Sabahtan öğle namazına kadar sürede ve öğle namazından iftara kadar tekne orucu tutturuludu. Mükafat olarakta çocuklara harçlık verilirdi.
İftara yakın saatlerde pide kuyrukları ve marketlerde, sebzecilerde bir hareketlilik başlar insanın canı herşeyi ister alışveriş bolluğu yaşanırdı.
Ramazan ayında insanlar yeniden dünyaya gelmiş gibi hafiflerlerdi. Bu ayda zekatını, fitresini vererek fakir ve ihtiyaç sahipleri sevindirilirildi” dedi.

Yorumlar kapalı.