Kadem Ekşi Kentsel Dönüşümü Değerlendirdi

Abone Ol
Daha Fazla

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Mimar ve Mühendisler Grubu Genel Başkan Yardımcısı Kadem Ekşi, TV Net`te ”Her Sabah” Programında ”Kentsel Dönüşüm`e dair açıklamalarda bulundu.

Mimarları ”nesneleri, yaşadığımız hayatı ve insanoğlunun yaşama reflekslerini kurgulayan, şehirleri oluşturan; dünü bugünü ve tarihi dokuyu bugüne taşıyan bilgeler” olarak tanımlayan Ekşi, sözlerine tüm mimarların ”Dünya Mimarlar Günü”nü kutlayarak başladı.

Bugüne kadar yürütülen Kentsel Dönüşüm çalışmalarında hep işin mutfağında olduklarını söyleyen Kadem Ekşi, akademik ve bilimsel çalışmalarla, yerinde yapılan incelemelerle, yer-yapı ve zemin incelemeleri ile kentsel dönüşümü çok iyi kurgulayarak nerede hata yaptığımızı ve acil eylem planlarında ne yapmamız gerektiğini, şehirlerimizin merhametli şehirler olması gerektiğini ifade etti. Şehirlerimizi inşa ederken çocukları, yaşlıları ve özürlüleri de düşünmemizin çok önemli olduğunu izah etti. Bugün, özürlülerin camilerle olan bağını kesmemizin onlar için bir zulüm olduğunu dile getiren Ekşi, yapılacak olan düzenlemelerle hızlıca engelli ve özürlüleri kendi içimize çekmemiz gerektiğini söyledi. Mekanı tasarlarken çocukluğumuzdan yaşlılığımıza kadar yaşamın her evresini düşünmek zorunda olduğumuz kaydetti.

Dinamik İnsanı Statik Mekanla Buluşturabilmek…

Kadem Ekşi, hem yerel yönetimlere hem de merkezi yönetimlere hazırladıkları çalışma raporlarıyla bizzat paylaştıklarını ve kamuoyuna sunduklarını belirtti. Başbakanın Van Depremi`nden sonra söylediği ”Seçimi kaybetme pahasına kentsel dönüşümü yapacağız” sözünün, bu işin temeli olduğuna dikkatleri çeken Kadem Ekşi, kentsel dönüşümün bir fırsata dönüştürülmesinin çok önemli olduğunu belirtti. Ekşi, tarihi bir süreç içinde yaşadığımızı, çok yakında Şehircilik ve Çevre Bakanlığımızca kentsel dönüşüme başlanacağını hatırlatarak, şu anda 16 milyon yapının %50`sinin güvensiz bir yapı olduğunu belirterek, şu anda 6-7 bin yapımızın yıkılıp yeniden yapılmasının bizleri geleceğe taşıyacağını söyledi. Korku ve endişeye gerek olmadığını, yasal düzenlemelerin yapıldığını, bu imkanı bir milli mücadele şuuruyla değerlendirmemiz gerektiğini ifade etti.

Kendi ağırlığını taşıyamayan olası yatay kuvvetlerde çökme riski bulunan, tabiri caizse yorulan yapıları bizim yenilemememiz gerektiğini ifade eden Kadem Ekşi, bunun bir fırsat olduğunu açıkladı. Deprem Güvenlik Konutlarının hepimiz için ve geleceğimiz için çok önemli bir imkan olduğuna dikkat çekti. Tüm bu çalışmaların başarılı bir şekilde yürütülmesi için belediyelere, kamuda çalışanların koordinasyonuna, sivil toplum kuruluşlarının katkısına, kısacası herkesin elinin taşın altına koymasıyla mümkün olabileceğini belirten Kadem Ekşi, çözüm için ortak akla sahip olmamız gerektiğini ifade etti.

Bir neslin bile yaşayamadığı konutları yapmamızın bize ekonomik olarak çöküntüye uğrattığını, dünyada 500 yıllık 600 yıllık yapıların hala kullanıldığını belirten Kadem Ekşi, hala bu yapıların kullanıldığını ama bizde bir neslin bile yaşayamadığı konutların bulunduğunu belirtti. Şehirleri kurarken yaptığımız hataları şimdi acele etmeden, sakince, ortak aklı inşa ederek bir fırsata dönüştürmemizin çok önemli olduğunu ifade etti. Eğer hatalarımızla yüzleşecek olursak, İstanbul`un E-5 kuzeyinde kalan kısımlarının mikrobölgeleme çalışmalarını en kısa zamanda bitirmemiz gerektiğini söyleyen Ekşi, maalesef İstanbul`un %40`lık kısmının mikrobölgeleme çalışmalarının hala bitirilemediğini belirtti. Düzen ve ahenk içinde, belediyenin bu çalışmaları en kısa zamanda bitirmesinin çok önemli olduğunu, Mimar ve Mühendisler Grubu olarak büyükşehir belediyesine ve Sayın Kadir Topbaş`a hatırlatan Kadem Ekşi, ”Yeni şehirleri kurmadan önce zeminlerin esnek ve yük yükleme miktarlarını bilmeliyiz ki, ona göre yapılarımızı inşa edelim” dedi.

Yerimiz Dar Değil

Binalarımızı dönüştürürken yerine ne koyduğumuzu çok iyi sorgulamamız gerektiğini ifade eden Kadem Ekşi, şehirleri dizayn ederken insanları bölen değil insanları buluşturan yeni merkezler inşa etmemiz gerektiğinin altını çizdi. Konutun bir finansman aracı olmaktan çıkarılması gerektiğini belirten Kadem Ekşi, konutu bir yaşam alanı olarak görmemiz gerektiğine değindi. TOKİ`nin aynileşmiş, ülkenin dört bir tarafında benzer konutlar yapmaması gerektiğini, geleneksek mimari formları da kullanması gerektiğini ifade etti. TOKİ Başkanı ile görüşmelerinde sayın Ahmet Haluk Karabel`in kendilerine ”Hatalarımızı gördük, artık yapacağımız projelerin %70`inde geleneksel mimari formlarımızı ve yapı malzememizi kullanacağız” dediğini belirten Kadem Ekşi, hepimizin ders almamız gerektiğini, STK`ların ürettiği bilgi ve çözümlere nezaket, feraset, ehliyet ve liyakat ile bakılmasının önemini anlattı.

Alan darlığı çekmediğimizi, basit bir hesapla Konya ile Hollanda`yı karşılaştıracak olursak, her iki alanda da insanların alanı yatay olarak değerlendirdiğini, insanların 2-3 katlı evlerde oturduğunu belirtti. Ama Konya`da yine büyük çoğunluğun insanların kutu gibi evlerde yaşadığını, insanların toprakla olan bağının kesildiğini izah etti. Daha sürdürülebilir, daha az yoğun şehirler inşa etmemiz gerektiğini anlattı. Vatandaşın 40 katlı bir binadaki konutu alırken neden o kadar kredi çektiğini gerçekten toplum psikolojisiyle ve sosyolojisi ile sorgulamamızın zorunlu hale geldiğini ifade etti. TUİK verilerine göre boşanmaların en yoğun olduğu dönemde yaşadığımıza dikkat çeken Kadem Ekşi, parçalanmış ailelerin tükenmiş limanları olarak kullandığı 1+1 evlerin, 1+0 daireleri artık gündemimizden kaldırmamız gerektiğini söyledi. İnsan ölçekli, insan yüzlü şehirler inşa etmemiz gerektiğinin altını çizdi.

Yorumlar kapalı.