Şükran Kahraman "Barışa Sıkılan Kurşun"

Abone Ol
Daha Fazla

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yine yürekler dağlandı, yine ateş düşdü yüreğimize.Yine dağlarda şehitler verdik. PKK 8 evladımızı daha şehit etti.

Yine Dağlıca ve zaman ayarlı bir saldırı ile karşı karşıyayız.
Tamda AK Parti ile CHP birlikte taşın altına elini sokma çabası içende iken. Tamda Barzani ile Talabani bir defa daha çözüm için gayret sarfederken. Tamda ; Leyla Zana’nın bile, terör sorununu başbakan Erdoğan çözer dediği zaman.Yine barışa yaklaştığımız bir anda şehit haberleriyle sarsıldık. Bildik hesaplar yine bildik zamanlarda.

Bundan öncede hep böyle oldu.1993 ‘de Bingöl’de 33 erin şehit edilmeside böyleydi. Geçen yıl 14 Temmuz’da Silvan kırsalında pusuya düşürülen 13 erin şehit edilmeside.

Bu ülkede Cumhurbaşkanlığı seçimlerini etkilemek için karakol baskınları olur, bu ülkede kanın durması, anaların göz yaşlarının dinmesi için ne zaman bir hamle yapılsa umutlarımız bir başka bahara kalır.
Başbakan Erdoğan ne zaman ABD başkanı ile görüşecek olduysa kanlı bir saldırı geldi.

8 Haziran 2004 başbakan Erdoğan başkan Bush’la görüşürken PKK beş yıldır ilan ettiği ateş kesi bozduğunu açıkladı.7 Aralık 2009 ;Erdoğan’ın ABD başkanı Obama ile görüşmesi Tokat-Reşadi’yede saldırı. Reşadiye baskını saat 15,30’da yapılıyor. Erdoğan-Obama görüşmesi saat 18,30 ‘da.20 Eylül 2011 Erdoğan -Obama görüşmesi, 20 Eylül 2011 sat 11’de Kumrular sokak’ta patlama. Örgüt; hem ABD başkanına hem başbakan Erdoğan’a ”ben varım ve eylem yapacak güçteyim” mesajını veriyor.Örgüt; aynı zamanda’da dağılma sürecine giren tabanına TC. ‘nin canını yakacak gücümüz var ayaktayız mesajını vermek ve hükümetin yaptığı barış planlarını engellemek amacıyla ”bende plan yapıyorum diyerek görüşmelerde hükümeti baskı altına alıp isteklerini kabul ettirmeye çalışıyorlar.
Terör örgütünün yine kritik bir dönemde gerçekleştirdiği hain saldırı terörle mücadele konusunu bir kez daha gündeme getirdi.Siyasi müzakereler sürerken silah bırakmadan ve bulduğu her fırsatta kan dökmeye devam eden PKK terör örgütüne karşı mücadelenin tavizsiz sürdürülmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bir yandan barışçıl söylemler kullanan örgüt diğer yandanda kan dökerek kendi pazarlık heybesini doldurmaya çalışmaktadır. PKK terör örgütü üzerinden nemalanmaya alışmış uyuşturucu ve silah baronları her ne kadar barışı engellemeye kalksada, inadına demokratikleşme ve inadına temel hak ve özgürlükleri geliştirici adımlar atılmalıdır.Teröristlerle görüşülecek konu kürtlerin meselesi değil PKK’nın silah bırakmasıdır. Siyasetle müzakere ve teröristle mücadele etkin bir şekilde devam etmelidir.

PKK ‘nın silah bırakmak gibi bir düşüncesi yok. Zira; silahın etkisinin azaldığı yerde PKK ‘nın rolü küçülür. Bundan dolayı PKK kimseye rol kaptırmak istemiyor.Onun için kendisinin dışında hiç kimsenin bu meselede konuşmasına söz sahibi olmasına izin vermiyor.PKK görüşme masasında kuralları kendisinin koymasını istiyor.”Masada üstünlük bende olacak” diyor.
Terörle mücadelede yeni bir konsept oluşturulmamız ve eksiksiz uygulamamız lazım. Bu süreçten sonra görüşme trafiği’nin kim yada kimlerle yapılacağı yeniden ele alınmalı silah bırakma ile ilgili görüşmeler devam etmeli. Ancak;”Oslo” benzeri bir hataya yeniden düşülmemelidir.

Yorumlar kapalı.