Toplumsal Kadın Hareketi Derneği Basın Açıklaması Yaptı

Abone Ol
Daha Fazla

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Öncelikle bugün burada bizleri yalnız bırakmadığınız için sizlere ve bütün katılımcılara teşekkür ediyor sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.
Bugün burada kadına gösterilen şiddeti , buna karşı toplumumuzun ve devletimizin duyarsızlığını protesto etmek amacıyla bir aradayız. Bugüne kadar yapılan sayısız basın duyurusu, protesto ve eylemlere rağmen
devletimizin bu konudaki acizliği , vurduymaz tavrını anlamak mümkün değildir. Devletimizin ve toplumumuzun vicdan rahatlığını hayretler içinde izlemekle beraber sesimizi duyurma çabamızdan da vazgeçmeye niyetimizin olmadığını belirtmek istiyorum.

Töre , namus, kıskançlık , geçimsizlik cinayetlerine kurban giden kadınlarımızın oranları son yedi yıl içinde yüzde bindörtyüz artış gösterirken ,devletimizin bu konuda yüzde bir ilerleme gösterememesi sonucunda kadınlarımızın devlete, kanuna, sığınma güvencesine inancı kalmamıştır.

Sığınma evlerinin ihtiyaç olunan sayının yüzde birine bile cevap veremeyecek sayıda olması, bazen duygusal bazen baştan savmak için şiddet gören kadınların güvenlik birimleri tarafından kendilerini evde bekleyen ecellerine gönderilmeleri, koruma istediği halde devlet tarafından korunamayıp çocuklarının gözleri önünde öldürülen kadınlarımızın çokluğu bizler için endişe ile izlenen bir tablo olmaktan çıkıp devletin bu konudaki acizliğini sorgular bir duruma getirmiştir.

Her tülü terör ile mücadele etmek zorunda ve sorumluluğunda olan devletimizin ‘’KADINA ŞİDDET TERÖRÜ’’ ile mücadele etmeyip kurban sayılarının gün geçtikçe çoğalmasını hangi vicdan, hangi medeniyet, hangi kanun, hangi güvenceye dayandırdıklarını siz basın mensupları aracılığı ile sorgulamak istiyoruz.

Her gün gazetelerin üçüncü sayfalarında kapkaç olayları ile yan yana verilen kadına yönelik cinayet haberlerinin daha dikkat çekici başlıklarla gazetelerin birinci sayfalarına taşınması toplumumuz açısından biraz daha duyarlılık sebebi olabilir.

Bu konuda basına, devlete ve topluma düşen her ne sorumluluk varsa İvedilikle bu sorumluluğu yerine getirmeliyiz.

Yedi ay içinde 245 kadın öldürülüyor, 478 ‘i tecavüze uğruyor, 722’si tacize uğruyorsa (ki gerçeğin bunun çok daha üzerinde olduğuna eminiz) Türkiye’de kadının hangi hakkından, hangi eşitlikten,hangi adaletten bahsedebiliriz.

Tecavüz sanıklarının aklanarak salıverilmeleri yeni tecavüzlere teşvik olurken , toplumumuzdaki kadınlarımızın ,kızlarımızın hakkına, namusuna kim nasıl sahip çıkacak.

Dekolte giymenin bile tahrik indirimi sayıldığı bir ülkede hangi yargıya hangi adalete güveneceğiz.

Yeni yargı atamalarının toplam sayısı 211 ve bunun sadece 6’sı kadın ise , mecliste 550 milletvekilinin Sadece 46’sı kadın ise , dünya ülkelerinde kadın erkek eşitliği sıralamasında 134 ülke içerisinde Türkiye 124. sırada ise Avrupa Birliği’ne girmeye çalışan ülkemizde insan haklarında cinsiyet eşitliğinden bahsetmek mümkün müdür?

Namusun, şerefin, haysiyetin temsili olarak görüldüğümüz içinse bu başımıza gelenler devletimizin yasalarla, mevcut yasaları uygulamayla, sığınma evlerini çoğaltarak , devlet koruması müracaatlarını dikkate alarak , tecavüzde ağır tahrik indirimini teşviğe çevirmeyerek onuruna , namusuna, şerefine yani biz kadınlara sahip çıkmasını gerekiyor.

Özetle , yaşanılan acıların ve haksızlıkların sizden uzakta olması bir gün sizin kapınızı çalmayacağı anlamına gelmiyor.

Bize göre memleketin en güçlü silahı olan basın mensuplarımızın bu konuya gereken önemi vererek kalemlerinin gücünü kullanmaları sorunun çözümünde hem halkı hem de devleti baskı altında bırakacaktır. Bu konuda hepimizi bir kez daha göreve çağırırken, katılım gösteren herkese teşekkür ediyor saygılarımızı sunuyoruz.

TOPLUMSAL KADIN HAREKETİ DERNEĞİ
GENEL BAŞKANI
HÜSNİYE KAYA

Yorumlar kapalı.