Yeni Yıl Güzellikler Getir Bize

Abone Ol
Daha Fazla

Bir dönüm noktası daha geldi hayatımızda. Umutlarımızı hep yarına sakladığımız bir yıl geçti gitti. Hayaller kurduğumuz bir yıl daha kayboldu. Bundan önce giden her yıl içinde aynı hayalleri kurmadık mı?

Haydi, gel bakalım yeni yıl. Ne getireceksin, giden yıldan daha fazla bana? Tutkularımı verebilecek misin?

Hayallerimi getirebilecek misin? İşsiz gençlere, iş verebilecek misin? Hayalleri çalmadan, güzel düşleri gerçek yapabilecek misin? Sevgilerimi bana verebilecek misin?

Yüreğimdeki karanlıkları benden alıp, aydınlığa götürebilecek misin? Söyle yeni yıl, ülkemin üzerindeki oynanan oyunları kaldırabilecek misin? Şans oyunlarında bana bu yıl, amortilerden fazlasını verebilecek misin? Ertelediğim her şeyi gerçekleştirecek misin?

Ah, giden onca umutlarımı yarına ertelediğim yıllar, hep beni kandırdınız. Sevgilerimi hep çaldınız. Saygılarımı hep istismar ettiniz. Hayallerimi hep; yarın yarın diyerek avuttunuz.

Ne çok sevgilerim vardı yüreğimde, öldürdünüz yıllar… Sevdiklerimi birer birer elimden aldınız, yalan yıllar. Ne günler yaşadım; sevildim sevmedim, sevdim sevilmedim.

Yeni yıl, bana hangi sürprizleri getiriyorsun? Söyle yeni yıl, nasıl geliyorsun yine?

Bana bir yaş daha yaşlandığımı hatırlatmak için gelme…
Üzüntülerime yeni üzüntüler eklemek için gelme.

İçimdeki sevdaları almak için gelme.

Düşlerimi çalmak için gelme.

Gözlerime bir damla yaş daha vermek için gelme.
Umutlarımı öldürmek için gelme.

Geleceksen, yüreğime; güneşin ışığını al da gel. Sevgilerime, sevgileri ekle de gel.

Söyle doğan yeni yıl, bana geçen yıldan farklı ne getirdin; sağlık, mutluluk, aşkımdan yana?

Ölümlerden haber verme, sağlıktan haber ver… İhanetlerden, yalanlardan dolanlardan, hayal kırıklıklarından haber verme.

Sevgilerden, neşelerden mutluluklardan haber ver… Yokluklardan, onursuzluklardan, kaçamaklardan, kalp kırıklarından haber verme… Varlıklardan, onurlu yaşamdan, kalpleri kazanmadan yana ne varsa getir bana.

Kırılacak kalbim kalmadı, kırıla kırıla… Bir yılda kırılmasa kıyamet mi kopar… Sevdiklerim kalp kapılarını bana açsalar, benim sevdiğim kadar sevebilseler, kıyamet mi kopar arkadaş. Kopacaksa sevgiden kopsun, savaşlardan kopacağına… Yıkılacaksa sevgiden yıkılsın, kanla ölümle yıkılacağına…

Tut ki, bu yıl dünyanın son yılı yaşanıyor… Son yılda, kalpleri kırmadan, savaşlar olmadan, sevgi kalplerimizin kapılarını sonuna kadar açarak yaşayabilir miyiz? Yalanları kaldırıp, ömrümüzün son yılıymış gibi, doya doya yaşayabilir miyiz? Her günümüzü dolu dolu yaşayabilir miyiz?

Yok, hayır hayır yine yaşayamayız değil mi? Yine monoton hayatın içine dalarız. Hayaller kurup, sonrada hayal kırıklığı yaşarız. Bu yılda olmadı arkadaş, gelecek yıl inşallah deyip (son yıl olduğunu unutup) kendimizi avuturuz. İşsizlik içinde bulduğumuz işte, sekiz saat yerine on iki saat çalışmaya razı oluruz.

Emeklilere yıllarca çalışmanın ödülü, oturup ölmeye layık görürüz. Her şeyin fiyatını katlatıp, memura ucundan kırpıp, idare etme sanatını öğretiriz.

Haydi, yeni yıl, göster bakalım. Giden yıldan daha güzel ne getirdin bana ve sevdiklerime… Tüm yanlışları giden yıla bırakıp, doğruları getirdin mi? Yoksa yine; “ Seneye evladım seneye… İstediklerini verirsek, gelecek yıl isteyeceğin şey kalmaz. Sen iste, alırsın bir gün.” diyerek, yine politikacı ağzıyla uyutacak mısın istediklerimi gelecek yıllara erteleyerek?

Ah yeni yılım; adın gibi bir yenilik getirsen ya, bana ve tüm ülkeme ne olur? Karanlık olan bulutları götürsen, kıyamet mi kopar?

Haydi, yeni yılım göster bize neler getirdiğini? İyilik doğruluk, sevgi, saygı, sağlık, başarı, huzur, mutluluk, para, aşk, aydınlık, barış… Say say bitmez, bunlardan kaç tanesini yaşatacaksın; bu dünyada yaşayanlara?

Haydi, başlıyoruz geriye doğru doğumunu, gelişini sayarak karşılamaya… Bak sayıyorum. Boşuna saydırma getirmeyeceksen istediklerimi… Başlıyorum bak saymaya; on, dokuz, sekiz yedi, altı, beş, dört, üç, iki, bir…

Yorumlar kapalı.