Kadın Haklarının Çok Gerilerindeyiz

Abone Ol
Daha Fazla

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezince düzenlenen "Atatürk Devrimleri ve Kadın" konulu panel, 14 Aralık 2009 Pazartesi günü saat 16.00
– 19.00 arasında Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.

Panelin açılışında konuşan İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Aydeniz Alisbah Tuskan, kadın-erkek eşitliği ve pozitif ayrımcılık sağlanana kadar mücadeleye devam edeceklerini söyledi.

İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın da açılış konuşmasında ‘Kadın her türlü tutsaklıktan kurtulmalıdır. Her türlü etkiden kurtulmalıdır. Kadın üretim alanı içinde yeni bir rol üstlenmeli ve kendisini sarmak isteyen bağnazlık duvarlarını yıkmalıdır’ dedi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş, yıllarında gerçekleştirilen Atatürk Devrimlerinin önemli bir kısmı, kadınların sosyal ve kültürel alanda, eğitimde, hukukta, aile içinde, çalışma yaşamında, toplumsal yaşamda ve siyasette erkeklerle eşit haklara sahip olmasını hedeflediğini belirten Aydın, Türkiye Cumhuriyeti’nde toplumsal alanda yapılan en önemli yeniliklerin kadın devrimini de içeren devrim yasaları olduğunu bildirdi.

Atatürk’ün birçok Avrupa ülkesinden önce Türkiye’de kadınlara pek çok haklar kazandırdığını, bunun da Atatürk’ün uzak görüşlülüğünün bir kanıtı olduğunu vurgulayan Muammer Aydın, 1923 – 37 döneminde gerçekleştirilen devrimler hakkında bilgi verdi.

Mustafa Kemalin yaptığı bu denli önemli ve içerikli devrimlere karşın ülkemizde hala kadınların sorunlarının çözümlenememiş olmasını eleştiren Aydın, "Kadını hala evde oturup çocuk büyüten bir varlık gibi gören zihniyet ne yazıktır ki tüm toplum üzerinde etkili olmayı sürdürmüştür. 21. Yüzyıl, tüm bu zincirlerin kırılması ve kadınların ekonomik özgürlükleri yanında kadın-erkek eşitliğini sağlaması ve her alanda yetenekleri ile hak ettiği yerlere gelmesi çağı olmalıdır" dedi.

"Atatürk Devrimleri ve Kadın" konulu paneli İstanbul Barosu Genel Sekreteri Av. Özden Gönenli yönetti. Gönenli, Atatürk’ün çağdaşlık mücadelesinde kadının erkekle eşit olması gerektiğini gördüğünü ve kadınlara sağladığı haklarla onları ikinci sınıf vatandaşlıktan kurtardığını söyledi.

Adalet Eski Bakanı ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Prof. Dr. Aysel Çelikel, çağdaş toplumların "eşitlik ilkesi" ve "ayrımcılık yasağı" temelinde geliştiklerini, 2002 değişiklikleriyle Anayasamızda da kadınlarla erkeklerin eşit olduğunun yazıldığını, ancak Türk toplumu yeterince çağdaşlaşamadığı için eşitliğin sözde kaldığını bildirdi.

Kadınların insan haklarının cinsiyetleri dolayısıyla sürekli tahribata uğradığını, bu durumun düzeltilebilmesi için toplumdaki cinsiyet rollerinin değişmesi gerektiğini belirten Çelikel, CEDAW ve Birleşmiş Milletlerin 1993 yılında yayınladığı "şiddetin Önlenmesi Bildirisi"ne göre, kadınlara şiddeti azaltmak ve tecavüzü önlemek için devlete ciddi görevler düştüğünü kaydetti.

Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nermin Abadan Unat, Atatürk devrimlerini biri "vizyon" olarak niteledi ve bu vizyonun hukuk reformlarıyla desteklendiğini söyledi.

Başbakanlığın yayınladığı genelgelerde kadın haklarına ilişkin çok güzel şeylerin bulunduğunu, ancak bunların uygulamada görülmediğini, sadece kâğıt üzerinde kaldığını belirten Unat, muhafazakâr partilerin genelde kadın yerine aileye odaklandıklarını, bu nedenle aile içi şiddete duyarsız kaldıklarını, kadın örgütlerinin bu konuda yoğun mücadele vermeleri gerektiğini vurguladı.

İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Necla Arat da konuşmasında Atatürk devrimleriyle hukuksal, kültürel, eğitsel "fırsat alanları" açıldığını, kültür devrimiyle Türkiye’nin geçmişle bağlarını kopardığını, gelenekten geleceğe laik hukuk düzeniyle çağdaşlaşmaya adım attığını söyledi.

Yorumlar kapalı.